18 Haziran 2008 Çarşamba

Frontiere(s) (Sınır(da)), 2007


Bahsetmeye gerek yok dedim ama içim elvermedi :) Bir bilginiz olsun diye yazayım dedim.

Fransa'da yaşanan gerginlik, ayaklanma, çeteleşme, yoksulluk sonucunda Yasmine (Karina Testa) ve arkadaşları bir soygun yapmaya karar verir. Ancak işler ters gider ve polisten yakalanmamak için grup dağır. Yasmine'in abisi Sami (Adel Bencherif) çatışma sırasında yaralanır ve hastaneye ulaştığında ölür.



Arkadaşlardan Farid (Chems Dahmani) ve Tom (David Saracino) kaçarken bir pansiyona rastlar ve buraya girerler. Ancak pansiyondakiler aslında kaçıktır! (Ucubedirler resmen. Tabi bara iki güzel kız koyarak insanları kendilerine çekmeyi bilmişler terbiyesizler :) ) Barda iki güzel kız kardeş vardır : Gilberte (Estelle Lefébure) ve Klaudia (Amélie Daure).







Gilberte, Farid ve Tom'a oda verebileceklerini söyler. Bu arada aile üyeleri de yavaş yavaş sahneye girer. Büyük abileri Goetz (Samuel Le Bihan) 2 numaralı odaya çıkabileceklerini ve bu arada kızlarla birlikte olabileceklerini söyler. Aslında pansiyonda pişen yemekler heğ insan etiyle yapıldığından ailenin niyeti bu iki genç adamı parçalara ayırmaktır. Amaçları ortaya çıkınca iki adam da kaçmaya çalışır. Önce Tom yakalanıp öldürülür. Farid'in yakalanışıysa daha uzun sürer. Ama onun ölümü de Tom'unkine kıyasla daha eziyetli olacaktır.





Bu arada Yasmine ve Alex (Aurélien Wiik) arkadaşlarının izini bulmuş ve aynı pansiyona gelmiştir. Gilbert'e Farid ve Tom'u aradıklarını söyleyince Gilbert başka pansiyona geçtiklerini söyler ve onlara yol göstermeyi teklif eder.



Gittikleri pansiyondaysa Eva (Maud Forget) ve babaları beklemektedir. Yasmine'i güzel bulan baba, onun oğlu Karl (Patrick Ligardes) için saklamaya ve bu sayede nesillerini devam ettirmeye karar verir. Alex içinse durum çok fecidir, onun sonu da arkadaşlarınınkinden farklı olmayacaktır.


Filmin eziyetli sahneleri buradan sonra başlar. Oturduğunuz yerden olan saçmalıklara, haksızlıklara, işkencelere müdahale edemiyor olmanız sizi küplere bindirebilir benim gibi. Ben filmi hiç beğenmedim. Sonuçta bu da faşizme karşı gönderme niteliğinde yapılmış ve özellikle Karina Testa'nın oyunculuğu çok güzeldi. Rolünün hakkını ziyadesiyle vermişti bana göre. Sinirden, korkudan hareketsiz dururken bile titriyordu kadın. Peki kadının hıncı sapıkları yendi mi? İşte bunun için seyretmeniz gerekebilir filmi. Ama yok, ben çok kan görmeye dayanamam, işkence filmleri seyretmeye gelemem diyorsanız sonunu söyleyebilirim :)






Film 2007 yapımı bu arada. Xavier Gens yönetmenliğinde çekilmiş. IMDB'de 6,2 almış.

5 yorum:

Badem dedi ki...

Siyasi göndermeli bir film yapalım demişler, ama Amerikan film klişelerine mahkum olmuşlar. Kan, iç organ, kol, bacak kesilmesiyle iştahı açılan varsa seyredebilir. Mesela ben :)

7.oda dedi ki...

bol kanlı fotoğraflara bakıp, yazını okumayarak (filmi izledikten sonra okuyacağım) hemen filmi almaya karar verdim :)

cinar dedi ki...

@ Bademim benim için yeterli kan yoktu be. Bir de çok gereksiz aktı. Böyle sapık birinin başa geçip insanlara işkence etmesi beni çok gerdi doğrusu :)

@ 7. oda sen de kanseversin ha? :)) Hadi bakalım, umarım hevesin boşa çıkmaz. Sevgiler.

Öykücü dedi ki...

Benim seyretmeye cesaret edemediğim nadir filmlerden biri oldu.İnsanların tutsak edilip,başlarına geleceği bile bile bekledikleri filmlere dayanamıyorum.

Bir kaç resme göz atıp iyi ki gitmemişim dedim.

Öptüm.

cinar dedi ki...

@ Öykücü o konuda çok haklısın. Ben de sinir oluyorum kendi kendime. Bir yandan da seyretmekten kendimi alamıyorum :)