
Daha önce seyretmiş ve bayılmıştık bu filme. Ama üzerinden çok zaman geçtiği için yazamamıştım burada. O zamanlar bir e-günlüğüm yoktu :)
Cumartesi günü Osi geldi bize. Krepli mantarlı tavuk yaptık ve onu afiyetle yedikten sonra Osi daha önce seyretmediği ve merak ettiği için biz de ikinci kez oturduk seyrettik bu filmi. Çok da iyi oldu. Kendisini yüz olarak göremesek de Hugo’ya, Natalie’ye ve bir kez daha Wachowski kardeşlere hayran kaldık.


İngiltere’de yıllardır süren ve insanların özgürlüğünü elinden alan bir yönetim şekli vardır. Gece dışarı çıkmak da yasaklardan biridir. Evey (Natalie Portman) bir gece yasaktan sonra dışarı çıkar ve yönetim adına çalışan işaretli adamlarca yakalanır. Tam o sırada maskeli kahramanımız V ortaya çıkar. Evey kendisine de zarar vereceğini düşünür bu damdan düşer gibi gelen maskeli adamın. Ama V, Evey’e zarar vemez ve ona önce kendisini tanıtarak planlarından bahseder ve bir binanın çatısına çıkartır.

Hatırla, 5 Kasım'ı hatırla
Barut ihanetini ve komplosunu
Hiçbir neden bilmiyorum ki gerektirsin
Barut komplosunun unutulmasını
Adalet’in simgesi olan heykeli havaya uçurduğunda herkes haberdar olur V’den. Daha sonra kapalı devre yapılan yayın kuruluşuna giderek bütün halka seslenir. Bu seslenişte V’nin tek bir isteği vardır. Guy Fawkes günü olarak bilinen 5 Kasım’ın unutulmaması. Bunun için halktan bir sonraki 5 Kasım’da Parlomento Binası’nda buluşmalarını ister. Böylece kendi başına başlattığı “diktatör rejime karşı gelmek” olgusu toplumsal hale gelecek ve özgürlüklerine kavuşacaklardır.


Bunun içinse tam 1 yıl gereklidir. Bu 1 yıl içindeyse V’nin kimliğini öğrenmeye başlarız yavaş yavaş. Evey’nin ürkeklikten cesurluğa geçişine tanık oluruz. İnsanların uyanışın ve bu uyanışla birlikte yönetimin baskısını görürüz.
Film bittikten sonra yönetmene, yazara, oyunculara hayran kalırız. Seyretmeyen var mı, kaldı mı bilmiyorum ama (daha önce seyredenler için bile) mutlaka seyredin diyeceğim.
Film 2005 yapımı aslında ama 2006’da seyirci karşısına çıkabildi. Senaryosunu Wachowski kardeşlerin yazdığı filmi James McTeigue yönetmiş ve IMDB’de 8,2 puan almış.
Güzeller güzeli Natalie Portman’dan daha önce My Blueberry Nights’ta bahsetmiştim. Ek olarak 2007’de Mr. Wagorium’s Wonder Emporium ve 2008’de The Other Boleyn Girl’de oynadı. Henüz iki filmi de seyredemedik.

Hugo Weaving’i ben ilk olarak bayıldığım 1999’da başlayan Matrix serisindeki Ajan Smith olarak tanıdım. Daha sonra en iyi kitap uyarlamalarından biri olduğunu düşündüğüm Yüzüklerin Efendisi’nde (Lord Of The Rings) Elf’lerin efendisi Elrond rolünde seyrettik H. Weaving’i.








