Haftasonu baya şenlikli geçmişti. Genç kadın eşiyle ilk kez karşılıklı rakı içecekti. Daha önce de alkol maceraları olmuştu : Tekila, margarita, mojito en sevdikleri içkilerdendi. Şarap'a da hayır demezlerdi elbet. Ama işte rakıyı karşılıklı olarak ilk kez içeceklerdi.
Evde bir telaş başladı önce. Rakı yanına yiyecek hazırlama telaşı. Adam akıllı yemek yapmayacaklardı. Masayı sadece içkiye arkadaşlık etsin diye donatmaya karar verdiler.
Önce patates kızarttılar kıtır kıtır. Küçük bir tava çıkartıp doğradıkları yeşil biberleri kavurmaya başladılar. Evde yumuşamış domatesler de vardı. Onları rendelediler. Buzdolabından sarımsak çıkararak onları da küp küp doğradılar. Sonra kavrulan biberin üzerine eklediler domatesle sarımsağı. Bu güzel sosu kızarttıkları domatesin üzerine boca ettiler.
Ocağın diğer tarafında etli dolmaları ısıttılar.
Genç adam daha önceden kestiği kavun ve karpuzu buzdolabından çıkartıp masaya koydu. Genç kadın da salataya son eklemelerini yaptı ve birlikte evlerinin minik balkonuna çıkarak keyif yapmaya başladılar.

Fonda Şevval Sam çalıyordu. O güzel sesiyle Türk Sanat Müziği'nden hoş şarkılar okuduğu "Sek" albümü vardı bilgisayarda. Genç kadın bu şarkıları çok seviyordu. En çok da Bir Fırtına Tuttu Bizi, Ömrümüzün Son Demi, Menekşe Gözler Hülyalı şarkılarını seviyordu. Müzik çaldıkça karı koca coştular. Bardakları tokuştururken bir yandan da şarkılara eşlik ediyorlardı. İşte mutluluk buydu...

Hamiş : Fotoğraflar yine Badem'e ait :)