7 Kasım 2008 Cuma

Bir oh çekemedik!

Bundan 1 ay önce kuzenimde aşırı bir halsizlik başlamış. Daha sonra ateşi yükselmeye başlamış. 1 hafta kadar sonra yatağa düşmüş ve belden aşağısını oynatamamaya başlamış. Kuzenlerim İstanbul'da yaşıyorlar. Hastalanan kuzenim radyoloji teknisyeni. Senelerdir hastanede çalışıyor. O hastane senin bu hastane benim tek tek gezmişler. Tam 20 gün boyunca, belden aşağısı tutmadığı için ambulanslarla ve tekerlekli sandalyelerle taşınmış hastanelere. Her gidişinde testler yenilenmiş, MR çekilmiş ama bir tülü teşhis konulamamış. Teşhis konulamadığı için tedaviye de başlanamamış dolayısıyla ve kızcağız yatağa bağlı kalmış. 21. gün sonunda birinin aklına gelmiş ve yeni bir kan tahlili yapılmış. Bu sefer brusella için. Ve test pozitif çıkmış.

Brusella aslında bir hayvan hastalığı. Ama hasta olan hayvandan alınan çiğ süt, bu sütle yapılan peynir (zaten peynir hastalığı ya da malta humması olarak da biliniyor) ya da enfekte hayvanın etinin yenmesiyle insana geçiyor. Tabi veteriner, çoban vs değilseniz. Çünkü tek bulaşma yolu bunlar değil. Daha çok bilgi için buralardan da bakabilirsiniz. 1, 2.

Sonuç olarak nihayet teşhis konabildiği için kuzenim kombine antibiyotik tedavisine başlayabildi. İlaçları almaya başladığının ertesi günü ayak parmaklarını oynatabildi, akşamınaysa odasından mutfağa kadar yürüyebilmiş. Şimdi 3. gün ve şu anda çok daha iyi. Bizimle konuşmaya da başladı. Daha önce hem ağrısından, acısından hem de moral bozukluğundan odasına bile kimseyi almıyordu. Artık telefonlara bile kendisi bakıyor ve kendisini çok iyi hissettiğini söylüyor.

İlave sonuç : Bahsettiğim akrabalarım dışarıdan yemek yemiyorlar. Her yemeği mutlaka evde yerler. Dışarıda peynir ya da pastörize edilmemiş süt, et yemezler. Peki bu hastalık nereden bulaştı? Sevgili halamın bizim köyden getirdiği ya da yol üzerinde uğrayıp Mudurnu'dan aldığı köy peynirinden geçti. Bu kadar olay yaşanmasına ve hastalığın peynir ya da sütten bulaşmış olduğu konusunda uyarılmalarına rağmen halacım şüpheli peyniri atmadı ve babamın yardım ve ziyaret ettiği gün sofraya bu peyniri koydu. Babam da peniyirin o peynir olduğuna ihtimal vermeden bir güzel yedi.

Teşhisi duyup da yaptığım araştırmalar ve edindiğim bilgiler sonucunda babamı arayıp evdeki herkesi aynı testi yaptırmaları için bilgilendirmesini söylemiştim. Önce eniştemin sonucu belli olmuş, pozitif. Şimdi halamın, diğer kuzenimin ve onun hamile eşinin sonuçlarını bekliyoruz. Sanırım bugün belli olacak. Babamla annem de bugun Ankara'ya gidiyorlar. Aynı testten babam da yaptıracak. Umarım çıkmaz ama insanların bu sorumsuzluğu bu vurdumduymazlığı karşısında hem ağzım bir karış açık kaldı hem de inanılmaz derecede sinirlendim. Biliyorum ki kötü niyetle yapılmıyor hiçbir şey. Ama bizim sülalede bile cahillik diz boyu :(

İlave sonuca ilave sonuç : Kaynağını bilmediğiniz gıdaları tüketmeyin lütfen. Güvendiğiniz insanların evine gitseniz bile saflığına ya da cahilliğine ihtimal verip masaya getirdiği gıdalar için bilgi isteyin. Bu ayıp bir şey değil. Sizin sağlığınız aslında masaya getirilen. Yemeklerinizi mümkün olduğunca kendiniz yapın ve çocuklarınıza da emin olduğunuz bu yemeklerden yedirin. Pastörize edilmemiş süt asla kullanmayın. Eti her zaman adlığınız kasaptan alın, sık sık kasap değitirmeyin. Eşinizi dostunuzu bu konuda bilgilendirin.

Epeydir yazamamamın bir nedeni de buydu. Moral bozukluğu, yoğun iş trafiği, kış depresyonu :)

Ama hepinizi çok özledim inanın. Bu arada bütün yazılarınızı okudum dersem yalan olur. Kesin dönüş yaptığımda arşivlerinizden başlayacağım her zaman yaptığım gibi :)

Bu arada beni merak eden herkese çok teşekkür ederim. İyiyim merak etmeyin ve yakında döneceğim! :)

9 yorum:

Abi dedi ki...

çok geçmiş olsun herkese.. ve çok önemli bi noktaya değinmişsin, net örnekleri ile..
teşekkürler.

gunesligunler dedi ki...

Çınarcım merhaba, hoşgeldin tekrar, geçmiş doğum günün kutlu olsun. :) Bu arada çok üzüldüm okuduklarıma büyük geçmiş olsun. Umarım kısa zamanda bu tatsız vakayı atlatırsınız. Sevgilerimle, öpüyorum....

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Çok geçmiş olsun, Allah tekrarından saklasın.
İnşallah öbür tahliller temiz çıkar.
Gıdalarımıza çok dikkat edilmesi gereken zamandayız.
Yine de her yediğimizi ne olduğunu bilmeden yiyoruz.
Bu pazar sebzesi bile olsa.
Sevgiler...

Tabiat Ana dedi ki...

canım geçmiş olsun.Kendi derdimizden hiçbirşeye vakit bulupda haberdar olamadık ne durumdasınız nasıl çıkmış sonuçlar. yapabileceğimiz birşey varmı buradan.???

cakiltasi dedi ki...

çınarım,
çok geçmiş olsun. bende diyordum çınarcım yazardı hep yazmayan ben olurdum. umarım annenlerin sonuçları iyi çıkar. ben de yemek konusunda çok muhafazakarımdır. bilmediğim şeyin tadına bakmam çok zordur. ama işte insan bir şekilde yakalanıyor. en zararsız şekilde atlatmanız dileğiyle öptüm çok çok.

7.oda dedi ki...

çok geçmiş olsun hepinize.
ben ilk kez duyuyorum böyle bi şeyi.. hemen diğer verdiğin linkleri de okuyup hatta annemlerin okumaları için yazının çıktısını da alacağım..
aydınlattığın için çok teşekkürler.. ve tekrar geçmiş olsun herkese ..

Vladimir dedi ki...

Büyük geçmiş olsun. O kadar göz önünde ve o kadar gözden ırak bir konu ve herkesin başına gelebilir. Benzer sorumsuzluğu herkes gösterebiliyor malesef. KUzenin iyi ki kuşkularını doğru yöne yönlendirmiş, kendi kendisinin teşhisini koyabilecek insan sayısı çok az malesef.

evvelzamanicinde dedi ki...

merhaba çınar, bu yazın üzerine ne diyebilirim bilmiyorum. Hepinize geçmiş olsun.
Ben de kısa süre önceye kadar pastörize süt kullanıyordum ama okuduğum bir kitap üzerine pastörize besinler hakkında şüphelenmeye başladım. Kısaca şöyle diyeyim: Kitapta pastörize işlemde mikropların yok olduğunu ama bununla birlikte sütün içindeki enzimlerin de yok olduğunu, enzimler yok olduğu için de vücudun sütün içindeki kalsiyumu alamadığını yazıyordu. Yani ha su ha süt içmişsin gibi bir anlama geliyor bu.
işte ben de bu yüzden açık süt almaya başladım ama bu yazın da beni korkuttu. Ne yapacağım ben şimdi :-)

sevgiler...

cinar dedi ki...

@ Abi teşekkür ederim, en azından 20 gün geçmeden akıllara gelebilir bu örneklerle diye düşündüm.

@ Güneşli Günler, çok teşekkürler. Umarım atlatacağız. Ben de öpüyorum.

@ Yaşamın Kıyısında, evet pazardan aldığımız gıdalar bile bir risk taşıyor aslında. Dikkat etmek lazım. Teşekkürler ve sevgiler.

@ Tabiat Ana, çok teşekkürler. Bir şey yok şekercim çok sağolasın.

@ Çakılım, hmm demek bize geldiğinde o yüzden az yedin puhahaha :) Şaka bir yana teşekkürler şekercim. Öptüm çok.

@ 7. oda çok teşekkürler. Okunup yayılır umuduyla yazdım bu yazıyı. Sevindim o yüzden. Sağlıklı günler :)

@ Vladimir çok teşekkür ederim. Bir konuyu yanlış aktarmışım sanırım. Doktoru yönlendiren kuzenim değildi. Birçok doktora görünmüşlerdi. En son gittikleri akıl edip de brucellaya baktırmaya karar vermiş. Onu demek istemiştim. Ben de üniversitedeyken okumuştum bu konuyu ama sorsalar ben de fikir yürütemezdim aslında. İnsanın karşısına her gün çıkmayınca unutuluyor böyle şeyler. Tabi ben doktor değilim. Onların akıl edememesi şaşırtıcı geldi biraz.

@ Evvelzaman içinde, çok teşekkürler. Yazdıkların benim de kafamı karıştırdı. Ben yine de pastörize süt kullanmaya devam edeceğim. Diğerinin kokusunu midem kaldırmıyor zaten :)