20 Mayıs 2008 Salı

Boleyn Kızı


Öykücüm ve Uzunbacakım sayesinde merak salarak aldım bu kitabı ve nihayet bitirdim. Uzun sürmesinin en büyük etkeni 820 sayfa olması değil.

Kitap boyunca beni acaip sıkan bir rekabet, bencillik, haksızlık, kısıtlanma, istediği gibi yaşayamama (hiçbir şeyde özgür olamama aslında) durumu vardı. Okudukça sinirlerim gerildi ve doğrusu Anne'e ne olduğunu ya da ne olacağını hiç merak etmedim desem yeridir. Mary'i merak ettim biraz. O da evlendikten sonraki hayatını. Kendi seçimini yaptı ve acaba mutluluğu bulabildi mi diye merak ettim.

Kitap güzel bir kitap evet, ama iki kardeşin böylesi rekabeti, hırsı, içinde bulundukları yapay ortamın tümü beni çok rahatsız etti.

Önce Mary ailesi tarafından sunuldu krala. Kraliçe olamayacağı anlaşılınca ablası Anne sunuldu. Anne öyle hırslıydı ki kraliçe olmak için her şeyi yaptı, en sonunda da cadılıkla suçlandı zaten.

Sonuç olarak akıcı bir dille yazılmış, araya entrika falan da serpiştirilince kitap bir anda içine alıyor sizi. Bir yandan da bir an önce çıkmak istiyorsunuz kitaptan. En azından ben öyle hissettim işte...

3 yorum:

Öykücü dedi ki...

Ben de başımı kaldıramamıştım,.ok sürükleyiciydi.Anne Boleyn beni de korkunç huzursuz etmişti.Acımıştım da ona.Hayatta tek amacının bir erkeği etkilemek olması ne acı.

Ailesinin ve kendi hırsının kurbanı oldu.Mary için se çok sevindim.Mutlu oldu bence:))

çOK ÖPTÜMMM..

fikriminincegülü dedi ki...

Çok uzun yahu. Üç kitap bitiririm ben bunu okuyacağım sürede.:))

Yine de yaz tatili (eğer yapabilirsem) için güzel olabilir aslında.

cinar dedi ki...

@ Öykücüm tatilde olsaydım belki ben de o şekilde okuyabilridim ama içinde bulunduğum şu yalan dünyada kitaptaki sahtelik beni acaip yordu ve gerdi. Belki o yüzden süründü kitap elimde..
Ben de çok öptüm.

@ İnce Gülüm çok uzun be :( Ama yazılar iri puntolarla yazılmış, yani aslında bir oturuşta çok uzun sayfalar okuyabiliyorsun. Bence de kesinlikle tatillik :)