18 Mart 2008 Salı

Eğlenceli kişilik

Haftasonu Ankara'ya gidip dostlarla buluştuk. Ankara'ya yaptığımız her yolculuk keyifli olmuştur.. İnsan sevdikleriyle buluştu mu keyfine diyecek olmuyor..

Eşimin üniversiteden arkadaşlarıyla vakit geçirme mutluluğunu bir kez daha yaşamış olduk böylece. Bemre de İstanbul'dan geldi. Biz Cumartesi karga burnunu görmeden yola çıktık, kahvaltıya kayınvalidemlerdeydik. Karnımızı tıka basa doyurduktan sonra Tunalıyı turladık. Sonra Ayça'yla Selim'in karınını doyurmak üzere Zeynel'e gittik. Orda oturup üşüdükten sonra (yok yok o kadar da üşümedim) Cancan'lara gitmeye karar verdik. Teknolojiyi Cancan'dan takip ediyoruz biz. En son Wii almış (Megavizyonda 599 YTL'ye gördüm ben, ama yine de pahallı tabi). Wii acaip bir oyun. Ben aslında böyle bilgisayar başına otur, hemoroid olmaya yakın bir zamana kadar oyun oyna durumlarını sevmiyorum (Badem Badem duy sesimizi!!). Ama Wii bambaşka bir şey. Bir kere oturmuyorsunuz. Adeta oynuyorsunuz. Farklı oyunlar var içinde. Biz mesela tenis, bowling ve boks oyunlarını tercih edip onları oynadık. Kumandaları var aletin. Onları alıp teniste raket gibi, bowlingde top gibi, boksta elinize geçirdiğiniz eldiven gibi kullanıyorsunuz. Sizin hareketinize göre ekranda gördüğünüz (mesela teniste) raket hareket ediyor. Önce dörderli gruplar halinde tenis oynadık. Cancan, Ayça ve Selim tecrübeli olduklarından bizi yendiler. Boksta ikimiz de yeni olmamıza rağmen Ayça şampiyon oldu :) Erkekler maçınıysa Bemre'nin kazandığını söylememe gerek yok sanırım diyeceğim ama Bemre'yi tanıyan yok aranızda :)

Kısacası Wii çok eğlenceli bir oyun. Üstelik ailecek oynanabileceği gibi kendi başınıza da oynayıp ev içinde, ya da kapalı mekanda, dışarıdaki gibi hareket edip hem oynayıp hem kalori harcayabiliyorsunuz. Fiyat konusunda takipte olacağım için düşünenler varsa aldığımızda haberdar ederim sizi de..

Böylesi güzel vakit geçirince her dönüş yolumuzda acaba Ankara'ya mı taşınsak diye düşünmeden edemiyorum. Sonra Ankara'nın gri havası ve deniz olmayışı geliyor aklıma. En azından deniz kenarında küçük bir sahil kasabası tadında bir yerde yaşıyoruz diye düşünüyorum. Sonra acaba İzmir'e gidip daha güzel bir sahil kasabasında mı yaşasak diye geçiriyorum aklımdan. Bu sefer de ailemden ve burdaki arkadaşlarımdan ayrılmak çok zor geliyor. Düşündüğümle kalıyorum sonunda..

Neyse devam edeyim ben. Pazar günüyse evimize dönüp film arşivimizi arşınlamaya başladık.

Filmlerden bir dahaki yazımda bahsedeceğim.

Bu arada Lost'u da tam gaz takip ettiğimizi belirtmek isterim. Ah Öykücüm şu bilibisi alamadınız gitti :)

Hamiş : Bu yazı için size yine Cancan sayesinde geçen seneden tanıdığımız Amy Winehouse'u seçtim. 1983 doğumlu olmasına rağmen acaip olgun ve de siyahi bir sese sahip. Londro doğumlu beyaz bir kız halbuki. Yaşını hesaplamak bile istemiyorum! :)

Burdan dinleyebilirsiniz.

8 yorum:

Badem dedi ki...

YAhu ben bilgisaya başından kalkmıyor muyum :)
O değil de İzmir güzeldir. İnsanları güzel, çevre beldeleri güzel İzmir. İzmir'den bahsedince bir hikaye gldi aklıma. Atatürk İzmir'in kurtuluşundan sonra bir lokantaya gitmiş. (Adını hatırlayamadım). Sahibine Yunan Kralı zamanında gelip burada rakı içti mi dye sormuş. Lokantanın sahibi ise hayır demiş. Atatürk ise, burada kordona karşı rakı içmeyecekti de ne diye İzmir'i aldı demiş. Diyeceğim odur ki, İzmir güzeldir, rakı ile İzmir süperdir :)

Öykücü dedi ki...

Ankara fatihi:)Gazanız mübarek olsun:)

O oyunu ben de satıldığı yerde gördüm.Cidden harikaydı.Bizimki de bir vuruş denedi.

Bizden genç yeni ünlüler yaşlanıyor olmanın belirtisi midir Çınarım:)Yaşıtlarımız şovbuzınısta yaşlı,eski farzedilior farkındaysan.Ühü.

Öptümmmmm.

cinar dedi ki...

@ Bademcim evet kalkmıyorsun canımcım :) İzmir güzel güzel olmasına da her şeye yeni den başlamak bana hep çok korkutucu geliyor biliyorsun.. Yeni arkadaşlar edinmek, aileden ayrı kalmak zor, hele ki çoluk çocuğa karışınca.. Anlattığın hikayeyi biliyorum bu arada :)

@ Öykücüm oynamak hakikaten çok keyifli ya, mutlaka denemelisin.

83 doğumlu olmak nedir değil mi? İş yerinde 86 doğumlularla birlikte çalışıyorum ben şimdi. İnanılır gibi değil yani.2000 doğumlular bile 8 yaşında şimdi. Oysa 2000 işte, daha yeni geldi!! :)

Öptüm ben de..

Sıdıka dedi ki...

Ben de o oyunu daha yeni duydum hatta oryantali bile cikmis :) Cok geri kalmisim teknolojiden.

Bir Istanbullu olarak Ankarayi ben de severim ama su soz de dogrudur "Ankara'nin en guzel yani Istanbul'a geri donmektir" Istanbul'da yasamayi da sevmiyorum gerci, Eski Foca'da yasamak hayalim.

cakiltasi dedi ki...

çınarım,
hoşgidip gelmişsiniz :) ben en son 25 ocak'ta gitmişim. dün hesapladık onu da. aycan'ların işyerinin balosuna gitmiştim. çalışanlara çeyrek altın hediye etmişlerdi. aycan da sende kalsın dedi. ondan önceki gün de ben bi çeyrek altın almıştım. dönünce arkadaşın düğününe gidecektim. neyse bizim hırkız çeyrek altınların ikisini de götürdü. dün aycan çeyrek altın 70 ytl olmuş diyince gözlerimin feri döndü. yok canım dedim. bi de baktım ki 79 ytl olmuş. ben 50 ytl'ye almıştım ankaracığımdan. altına yatırım yapsaymışız zengin olurmuşuz hehehe.çenem mi düştü ne:)
başka şehire taşınmak hele de kimsecikler yoksa tanıdığın ürkütücü hakikat. yeni çevre yeni insanlar. hoş ben istanbul'a geldim de yeni çevre edindim mi yoooo eskilerle idare ediyorum:)
gitmeyin bi yere daha ben ziyarete geleceğim ereğli'ye.
öptüm kocaman.

cinar dedi ki...

@ Sıdıka söylediklerine aynen katılıyorum. Ben Foça'ya ilk kez geçtiğimiz sene gidebilmiştim. Evler 2-3 katlı, neredeyse hepsi deniz kenarında olan küçük ama çok şeker bir yerdi.. Umarım dilediğin gibi orda yaşarsın bir gün..

@ Neeeeeeeeeee 79 milyon mu?!?!?!? İnananıyorum ya! Ben en son 45 ten mi ne almıştım. Sonra annem 69 a çıktı diyince başımı yerlere vurmuştum. Az sonra da camdan atlayacağım sanırım bu haber üzerine :)

Gelsen o kadar sevinirim ki anlatamam. Blog dünyasının bana kazandırdığı nadide değerlerden birisin benim için. Her zaman başımın üstünde yerin var bilesin. Öpüyorum kocaman kocaman :)

cakiltasi dedi ki...

çınarım,
artık bloguma yazarken ya da boşlarken seni düşünüyorum. çınarım şimdi habersiz kalmıştır diye. takip edilmek, değer verilmek gerçekten çok güzel bir hismiş. Sayende yaşıyorum bu duyguyu. sağol cicim benim mutlaka geleceğim havalar iyileşsin. iyi ki keşffetmişsin beni.
öptüm kocaman.

cinar dedi ki...

@ Çakılım blogundaki yoruma da yazdım zaten, hakikaten merak ediyorum seni :)
Ama aslında bloguma ilk yorumu bırakıp da tanışmamıza vesile olan sensin. İyki varsın yani :)