Geçen hafta hayırlı bir iş için Ankara'ya gittik. Aslında bir yandan biliyorduk bir yandan da apar topar oldu her şey.
Eşimin ablası 2-3 hafta kadar önce evlenmeye karar verdiğini haber verdi bize. O zamana kadar sevgilisi olduğunu bile bilmiyorduk. Orası ayrı bir yazı konusu.
Haberi öğrendiğimizde kayınvalidemlerle falan da görüşerek benim bir iki gün öncesinden giderek yardımcı olmama karar verildi (ben teklif ettim zaten bu yardımı, onlar da çok sevindiler). Dolayısıyla çarşamba iş çıkışı otobüse binerek Ankara'ya gittim eşimin ananesi, teyzesi ve kuzeniyle (ha bu arada bütün bu hazırlıklar isteme günü için, düğün ekimde olacakmış).
Ankara'ya indiğimizde bir süprizle karşılaştık. Onu söylemeden şu ayrıntıyı da atlamak istemem. Biz önden gidecektik, eşimse arabamızla cuma günü iş çıkışı gelecekti. Eşyalar falan bize eziyet olmasın diye 2 gün içinde lazım olmayacak olanları ayrı valizlere koyarak kendi arabamıza yüklemeye karar verdik. Bunun için eşimle salı akşamı anane, teyze olmak üzere evleri gezerek valizleri topladık. Çarşamba günü garajlarda valiz kalabalığıyla karşılaşınca şaşırdım o yüzden :) Ben de aynı planı uyguladığımdan bir el çantam bir de minik sırt çantam dışında bir şey götürmedim otobüse. Diğer kadınlarınsa toplam 8 (yazı ile tamı tamına sekiz) valiz-çantası vardı, el çantaları hariç.
Neyse, işte bu valiz kalabalığıyla Ankara'ya ulaşıp taksiye tıkıştırdıktan sonra taksi zor bela harekete geçti ve dakikası dolmadan durdu. Bir trafik bir trafik sormayın. Aşti'den çıkamıyoruz bir türlü. Meğer bomba ihbarı olmuş. Dakika bir gol bir durumu.
Bekle bekle vakit geçmiyor. Şoför amcam da sağolsun herhalde pek yolcusu olmuyor, dolayısıyla konuşacak imkan bulamıyor yolcularla misali, konuştukça konuştu bizimle. Polisler geldi, bomba imha ekipleri geldi ve bom! Patlattılar bomba şüphesi olan "şey"i. Şey diyorum çünkü biz ne olduğunu göremedik. Büyük ihtimalle başıboş poşet falandır. Sahici mi yalancı mı anlayamadan yolumuz açıldı ve evimize ulaştık.
Kayınvalidemler Ankara'da oturuyor. Görümcemse İstanbul'da. O da yoldan geleceği için ilk gün ve ikinci gün aile saadeti yaşasınlar, konuşacakları falan vardır diye ben buradan birlikte yola çıktığımız teyze ve kuzenin evinde kalmaya karar verdim. Zaten bombanın da patlamasını falan beklerken saat 1 olmuştu.
Ertesi gün Tunalı'da görümcemle buluşup onun kalan birkaç işini hallettik. Cuma günüyse ailenin diğer fertleriyle buluşarak daha önce fotoğrafını bile görmediğimiz damat adayıyla tanıştık.
Cumartesi günü de görümcemin ve damat adayının üstün çalışmaları sonucunda hazırladıkları aile yemeğine katıldık. Her şey çok güzeldi gerçekten de. Ayrıntılarla güzelleşen bir gece oldu. Tabi bu ayrıntılar sayesinde şaşırtıcı gerçeklerin de farkına varmış oldum. Mesela bu damat adayının 2 senedir görümcemle ilişkisi olduğunu öğrendim ki en çok buna şaşırdım.
Neyse, yemekler de mekan da, gelin-damat adayları da çok güzeldi. Ben başından beri, kursa da gitmemizden ötürü, fotoğrafçılardan biri olacaktım. Daha önce bahsetmiştim de bu görevden. Evden çıkış, kuaföre gidiş, saç-makyaj derken hiçbir ayrıntıyı kaçırmamaya çalıştım. Eşim bizim makineyle, bense onların makinesiyle çektiğim için başarımın derecesinden pek emin değilim :) En azından çekilen fotoğraf sayısından çok çabaladığım belli olacaktır diye düşünüyorum :)
Bu arada Ankara'daki samimi arkadaşlarımızdan Ayça ve Selim'in bebek beklediklerini öğrendik :) Bir bebek haberine bu kadar sevinebileceğim aklıma gelmemişti daha önce. Demek sevdiklerinin başına gelince kendinin olmuş kadar sevinebiliyormuş insan :) Tekrar tebrik ediyorum bombi ailesini :)
Bir de yolda giderken Beni Asla Bırakma'yı bitirdim ve çok beğendim. En kısa zamanda bahsedeceğim. Dün de Unforgiven'ı seyrettik (ben son yarım saatinde uyudum! ama çok yorgundum :( bugün bitireceğim. Sonra onu da yazarım :)
Merak eden herkese çok teşekkür ederim :)
kızkıza yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kızkıza yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Ağustos 2008 Pazartesi
5 Kasım 2007 Pazartesi
Cumartesi günü eğlencesi
İkea çılgınlığımız dizginlendi :)) Bütün bir cumartesi gününü, 5 kişi olunca, İkea'da geçirdik. Aslında 3 saat sürebilecek yolun uzun sürmesi de bu 5'linin mutluluğuyla göbeği arasındaki bağın çok kuvvetli olmasındandı :) Mola yerlerinde masadaki her şeyi silip süpürene kadar beklediğimizden öğlene doğru ancak İkea kapılarına ulaşabildik, sabah 7 de yollara düşmüştük.
Hem yolculuk hem İkea turu çok eğlenceli geçti. Kaptan şoför de sağolsun 4 kızın çenesini hiç laf etmeden saatlerce dinledi.
Artık hava kararıp da yola çıkma zamanı geldiğinde oturduğumuz yemek masasından üzülerek kalktık ve son bir tur daha attık :) Aslında "hiçbir" şey almadık ama hepimizin aldıkları kocaman combo'nun bagajını nedense (!) tıka basa doldurdu. Eve gelip de aldıklarımı masanın üzerine dizdiğimde hangisinin o kadar para olduğunu bilemedim :) Ama rakamlar doğruydu (yok canım o kadar da abartmadım!), tek tek bakınca çok ucuz ama toplamda göl oluşturmuştu.
Yine de büyük bir sevinçle mutfağa aldığım mor kadifemsi halıyı serdim :) Güzel olmakla birlikte üzerine dökülen her şeyi ayan beyan gösterdiği için bir iki günde bir silkelemem gerekecek sanırım :) Puhahah!
Bu arada evdeki bağlantımız yüzünden archisugarın beni mimlediği "en doğal halinizin resmi" konusuna hala resim ekleyemedim. Aslında ne de güzel bir resim buldum ama bu satırları işyerinden yazdığım için söz konusu resmi eklemem mümkün değil. Bu akşam evden yine deneyeceğim. Eğer olmazsa artık taşınabilir belleklerle işyerine getireceğim resmi ve burdan halledeceğim. Gecikme için af diliyorum o yüzden..
Alışverişe geri dönelim! :) O kadar özenerek bahsettiğim kutulardan hiçbirimiz almadık. Bizim ev zaten her köşesinde ayrı bir kutu barındırdığı için benim ihtiyacım yoktu. Evdekilerden değişik bir kutu da yoktu zaten. Ben daha çok mutfak eşyasına yöneldim bayıla bayıla :) Hemen bir muffin kalıbı aldım ve eve gidince de güzel ve şeker ablacımın tarifiyle muffin yaptım. Tarif 12 li kaba biraz (!) fazla geldiğinden Öykücümün daha önce gönderdiği 4'lü kalp desenli silikon kaba da böldüm. Evde de tek fırın olunca ve hatta o da midi fırın olunca biri altta biri üstteyken ilk defa iki tepsi koyduğumdan ne olur ne olmaz diye bir ara tepsilerin yerini değiştirdiğimden olsa gerek muffinlerin o "vay anasını" dedirtecek kabarıklığı bir anda sönüverdi :) Olsun tadı güzeldi yine. Hem tecrübem oldu işte. Bir daha deneyeceğim aynı tarifin yarısını. Bu sefer başarılı olabilirsem buraya da yazarım tarifi.
Hem yolculuk hem İkea turu çok eğlenceli geçti. Kaptan şoför de sağolsun 4 kızın çenesini hiç laf etmeden saatlerce dinledi.
Artık hava kararıp da yola çıkma zamanı geldiğinde oturduğumuz yemek masasından üzülerek kalktık ve son bir tur daha attık :) Aslında "hiçbir" şey almadık ama hepimizin aldıkları kocaman combo'nun bagajını nedense (!) tıka basa doldurdu. Eve gelip de aldıklarımı masanın üzerine dizdiğimde hangisinin o kadar para olduğunu bilemedim :) Ama rakamlar doğruydu (yok canım o kadar da abartmadım!), tek tek bakınca çok ucuz ama toplamda göl oluşturmuştu.
Yine de büyük bir sevinçle mutfağa aldığım mor kadifemsi halıyı serdim :) Güzel olmakla birlikte üzerine dökülen her şeyi ayan beyan gösterdiği için bir iki günde bir silkelemem gerekecek sanırım :) Puhahah!
Bu arada evdeki bağlantımız yüzünden archisugarın beni mimlediği "en doğal halinizin resmi" konusuna hala resim ekleyemedim. Aslında ne de güzel bir resim buldum ama bu satırları işyerinden yazdığım için söz konusu resmi eklemem mümkün değil. Bu akşam evden yine deneyeceğim. Eğer olmazsa artık taşınabilir belleklerle işyerine getireceğim resmi ve burdan halledeceğim. Gecikme için af diliyorum o yüzden..
Alışverişe geri dönelim! :) O kadar özenerek bahsettiğim kutulardan hiçbirimiz almadık. Bizim ev zaten her köşesinde ayrı bir kutu barındırdığı için benim ihtiyacım yoktu. Evdekilerden değişik bir kutu da yoktu zaten. Ben daha çok mutfak eşyasına yöneldim bayıla bayıla :) Hemen bir muffin kalıbı aldım ve eve gidince de güzel ve şeker ablacımın tarifiyle muffin yaptım. Tarif 12 li kaba biraz (!) fazla geldiğinden Öykücümün daha önce gönderdiği 4'lü kalp desenli silikon kaba da böldüm. Evde de tek fırın olunca ve hatta o da midi fırın olunca biri altta biri üstteyken ilk defa iki tepsi koyduğumdan ne olur ne olmaz diye bir ara tepsilerin yerini değiştirdiğimden olsa gerek muffinlerin o "vay anasını" dedirtecek kabarıklığı bir anda sönüverdi :) Olsun tadı güzeldi yine. Hem tecrübem oldu işte. Bir daha deneyeceğim aynı tarifin yarısını. Bu sefer başarılı olabilirsem buraya da yazarım tarifi.
2 Kasım 2007 Cuma
Yeni bir macera
Geçen haftalardan beri hazırlık içindeyiz. Azmettik iş yerindeki kızlarla birlikte İKEA'ya gideceğiz. Alışveriş delisi insanlar değiliz (tamam aramızda öyleleri var hatta ben bile zaman zaman çıldırabiliyorum :)) ) ama hepimiz de ev eşyalarına karşı dayanılmaz isteklerle donatılmış vaziyetteyiz. Bakmak bile eğlenceli bizim için.. :)
Ben özellikle mutfak eşyasına bayılırım. Böyle çanak çömlek olsun bakayım, paşabahçeleri gezeyim falan.. Almama da gerek yok bu arada. Yeni neler çıkmış bakayım mutlu olayım. Tek derdim bu :) Almak istesem de çok şey alamıyorum zaten, malum mutfağımız mut'tan ileri gidemiyor, çok küçük.
Ben özellikle mutfak eşyasına bayılırım. Böyle çanak çömlek olsun bakayım, paşabahçeleri gezeyim falan.. Almama da gerek yok bu arada. Yeni neler çıkmış bakayım mutlu olayım. Tek derdim bu :) Almak istesem de çok şey alamıyorum zaten, malum mutfağımız mut'tan ileri gidemiyor, çok küçük.
Sonra o kutuların güzelliği.. Evde her şey düzenli bir şekilde dursun isterim. Ortalıkta incik cincik çok şey olmasını sevmem ben. O yüzden kutu, sepet ne varsa bayılırım o tip şeylere. Şunların güzelliğine baksanıza :)


İkea'dan bahset bahset arkadaşları da merakta bıraktım sonunda. Katalogdan gördükleri kadarıyla çok beğendiler ve sonunda günübirlik tur düzenlemeye karar verdik.
Bu hep birlikte uzağa yapacağımız ilk yolculuk. Düşünün 4 bayan, kocca bir alışveriş mekanı, üstelik ev eşyasıyla tıka basa dolu! Bakalım bu süreç kaç saat sürecek? Dahası bakalım gezi sonrası eve nasıl döneceğiz :))
Bu hep birlikte uzağa yapacağımız ilk yolculuk. Düşünün 4 bayan, kocca bir alışveriş mekanı, üstelik ev eşyasıyla tıka basa dolu! Bakalım bu süreç kaç saat sürecek? Dahası bakalım gezi sonrası eve nasıl döneceğiz :))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)