doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğumgünü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Temmuz 2010 Perşembe

Çınarlar için tarihi gün! :)

03.07.2010

16:10

... ve anne oldum! :)

Her ikimiz de iyiyiz çok şükür. Bir müddet buralarda olamayacağım ama mümkün olan en kısa zamanda tekrar yazışmak ve paylaşmak dileğiyle hepinize de kocaman sevgiler.

2 Eylül 2008 Salı

Mutlu yıllar Çakılım :)



Blog yazmaya 07.06.2007'de başlamışım (blogspot.com'a). 1 seneden fazla olmuş. Neredeyse aynı zamanlarda birbirimizi tanımaya başladığımız sevgili arkadaşım Çakıl'ımla da 1 seneyi devirmişiz. Bu bir sene içinde yüzyüze görüşme fırsatımız bile oldu! :)

Bugün O'nun doğumgünü :) Geçen seneyi düşünüyorum da, hakikaten inanamıyorum 1 sene geçtiğine :)

İyi ki doğmuşsun şeker arkadaşım. Nice mutlu senelerin olsun umarım. Hep sevdiklerinle, hep seni sevenlerle birlikte nice güzel, mutlu, sağlıklı ve uzun yılların olsun.

Her şey gönlünce olsun :)

8 Temmuz 2008 Salı

Mutlu Yıllar Uzunbacak'ım :)

İlkokuldayken çalışkan bir öğrenciydim. O zamanlar daha çok en iyi arkadaşım vardı çünkü en iyi arkadaşlığın aslında ne demek olduğunu bilmiyordum. O zamanlar nefret ettiğimi düşündüğüm ve sürekli kavga ettiğim de çok insan vardı. Çünkü sinir konusunda kendime hakim olmayı bilmiyordum (hala tam olarak öğrenemedim :) ).


5 senecik süren ilkokul bittiğinde bütün o en iyi arkadaşım mevzuları da bitti. O zamanlar ilköğretim şimdiki gibi 8 sene değildi. 5 senelik ilkokul tecrübesinden sonra sınava girip ya 7 sene aynı okulda okuyacağınız Anadolu Lisesine gidiyordunuz ya da ayrı ayrı Ortaokul ve Liselerde okuyordunuz.


Ben 7 senelik yola girdiğimde henüz küçüktüm. Yepyeni bir ortama girmiştim. Sınıfımdakilerin çoğu kolejden geldiği için birbirini tanıyordu. Ama ben kimseyi tanımıyordum. İlkokuldan bildiğim insanlar da ayrı sınıftalardı ve onları göremiyordum (neden bilmiyorum doğrusu). Bu yepyeni ortama alışmam uzun sürmedi çünkü kendime yine iyi arkadaşlar edinmiştim :) Daha büyüyememiştim ve o dönemlerde de "en iyi" ve "en kötü" şeklindeki değerlendirmelerim oldukça fazlaydı..


Yıllar geçtikçe bazı arkadaşları daha yakın buldum kendime ve hatta Volvox diye bir grup bile kurduk. O kadar yakınlaştık o kadar yakınlaştık ki patladık ve dağıldık sonunda. İşte o benim için büyük bir dönüm noktası oldu. Her şeye, herkese daha gerçekçi yaklaşmaya başladım. Dostum dediğim insanları daha dikkatli seçmeye başladım. O dönemden sonra daha yakından tanımaya başlayıp da yakın arkadaşlık kurduğum herkesle hala çok yakın olarak görüşüyorum aradan neredeyse 15 sene geçmesine rağmen. Hatta birisiyle evlendim bile! :)
Üniversiteye gittiğimde bu açıdan oldukça bilinçliydim. Sevmediğimle asla kavga etmedim çocukluğumda yaptığım gibi. Aramıza mesafe koydum yalnızca. Sevdiğimiyse kalbimin içine koydum. Öykücü'm(Nilüfer çiçeğim), Peloş'um (Zakkumum), Mine'm (Gelinciğim) gibi üç canım ciğerim arkadaşım var üniversiteden. Her biri farklı yerlerden gelip farklı eğitimlerden geçen ve farklı kültürleri olan 170 kişi içinden kendime dost olarak üç kişi bulduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi. Çünkü bir tek dost bile yeter aslında, hakikisi olduktan sonra..


Eğitim dönemim bitip de sıra iş ve ev hayatına atılmaya gelince yine çevrem değişti. Bu sefer tanıdık bir çevreye geldim ama. Büyüdüğüm kente geri döndüğümde ortaokul ve liseden de bir sürü arkadaşımın benim gibi geri döndüğünü görünce çok sevindim çünkü çevrenizde sevdiğiniz insanlar olunca yaşamak çok daha kolay oluyor..
Ama liseden mezun olalı 5 sene oluyordu. Üstelik bu 5 seneyi hayata atılmakla geçirmiştik hepimiz de. Üniversiteye gitmiş ve orada yeni arkadaşlıklar ve hatta dostluklar edinmiştik. Ben de değişmiştim karşımdakiler de. Hayata bakış açımız değişmişti, beklentilerimiz değişmişti. Bu değişiklikler kimimizi ayırdı yine, kimimiziyse daha yakınlaştırdı. Ama arada yepyeni biri daha vardı : Uzunbacak.


Eşimin iş yerinden bir arkadaşıydı. Buraya yeni taşınmıştı ve işe de yeni başlamıştı. Burada tanıdığı kimse yoktu, yalnızdı. Ama çok candan olduğu için hemen herkesle kaynaşmıştı. Sık sık yaptığımız toplaşmalara o da katılmaya başladı çünkü benim haricimde herkes aynı yerde, şu koca demir yığını fabrikada çalışıyordu.


Zaman aktı, geçti ve ben yeni bir dost daha edindim. Her zaman yanımda oldu Uzunbacak. Eşimle henüz evlenmemişken onu askere gönderdiğimde yanımda sadece o vardı hatta. Diğer arkadaşlarım hep şehir dışında işlere girmişlerdi. Bazıları da benim gibi kendi memleketlerine dönmüşlerdi. Onların kalbimdeki yeri ayrıydı ama onlar gibi büyümeye başlayan yeni bir filiz vardı kalbimde, bundan tam 5 sene önce. Şimdiyse koskoca bir gül ağacı oldu :)


Canayakın, düşünceli, kibar, dürüst, çalışkan, fidan boylu arkadaşım;


Beni hergün okuduğunu, yazacaklarımı merakla beklediğini biliyorum. Bugün senin doğumgünün. Şimdi tatildesin ama geldiğinde okuyup gülümseyeceksin biliyorum :)


Eşinle ve bizlerle ve diğer sevdiklerinle birlikte nice güzel, sağlıklı, mutlu, uzun ömrün olsun sevgili "canikom" Uzunbacak'ım :) İyi ki varsın hayatımızda, seni çok ama çok seviyoruz! :)

Hamiş : Bu yazıyı okurken dinlemeniz için doğumgünü sahibesinin çok sevdiği Nelly Furtado'yu seçtim :)

14 Mayıs 2008 Çarşamba

Bugün günlerden 15 Mayıs (maaş günümüz ehi :) )


İşte bu blogu bu yüzden seviyorum. Bana kazandırdığı güzel arkadaşlıklardan, insanoğluna duyduğum güven ve umut yüzünden, dünyada hala "insan" olmayı başarabilen kişiler olduğunu görmekten son derece mutluyum.

Bugünün anlam ve önemiyse şeker arkadaşım Tabiat Ana'cığımın doğumgünü olması :)

İyki tanışmışız seninle, iyki doğmuşsun ve iyki yazıyorsun Tabiat'ım :)

Doğumgünün kutlu olsuuuuuuuun! :)

1 Eylül 2007 Cumartesi

Çakıl'a mutlu yıllar :)



Mutlu yıllar Çakılcııııııııım! :)
Aslında bugün ayın 2 si. Ama kayıt ettiğimde 1'iymiş gibi gösteriyor. Yani aslında bugün senin doğum günün :))

Mutlu mutlu yıllar olsun, her şey gönlünce olsun..

Blogumda da ilk defa birinin doğumgününü kutluyorum :) Şerefine resim bilem yaptım, eminim çok beğenmişsindir.. :))