11 Aralık 2007 Salı

Hafif depresif

Blogunu her gün güncelleyenlere çok özeniyorum, misal Öykücüm.

Bu kadar gücü nerden buluyor bilmiyorum ama zevkle okuyorum. Sürekli güncellenmeyen blogları çok sevmiyorum ve son zamanlarda benimki de onlara döndüğü için çok üzülüyorum.

Hep 2008'i bekle diyorum kendime ama bana ne getireceğinden şüpheliyim aslında.. İş yerimdeki sıkıntıyı bir türlü üzerimden atamıyorum çünkü her gün yeni bir olumsuzlukla karşılaşıyorum. İş ve özel hayatını bıçak gibi keskin hatlarla birbirinden ayıranlara da çok özeniyorum ama insan işyerindeki üzüntüsünü akşam evine taşımamayı, bütün olumsuzlukları saatin 5'i vurmasıyla kafasından atmayı nasıl başarabiliyor ben hiiiiiç bilmiyorum :(

Yine yorgunum, yine üzgünüm, yine sıkkınım bugün. Kalın kafalı başhekimin yüzüne istifa dilekçemi fırlatarak kaprislerini daha fazla çekemeyeceğimi haykırmak istiyorum. Sonra
da eczanemi açıp amiri de memuru da ben olacağım kendi iş yerimde gerektiğinde elime örgümü alıp örmek istiyorum (!) (Pöh, bu çok aykırı oldu bana :) )

Bazen üniversite bitirmesine rağmen çalışmayıp da ev hanımlığı yapan ya da çoluk çocuk 
yetiştirmek için işine sonsuza kadar işine son veren kadınları çok iyi anlıyorum. Şu durumda bile bunu yapabilir miyim bilmiyorum, hayır büyük ihtimalle yapamam, ama yapsam neler olurdu çok merak ediyorum!

                            *              *              *

Bu arada Badem ve Osi'yle briçe yazıldık. Dakyüz nerde derseniz, evinde, hımbıllık
yapıyor.
Briç de tam benlikmiş! Müthiş bir hafıza gerektiren bir oyun, yok yok spormuş, eğitmenlerimiz öyle söylüyor. Daha oynamaya başlamadığımız için oyun mudur spor
mudur konusuna pek yorum yapamayacağım ama 3 derste anladığım kıvrak zekalı insanların briç oynayabileceği gerçeğidir. Ben, alzi, elimde notlar olmadan nereye gidiyorsun diye sordum bugün kendime. Bakalım nereye gideceğim..

Günün özeti :
1-Sen yine de 2008'i bekle.
2-Briç senin neyine?
3-Hadi şimdi git sıcak bir duş al da yat artık. 

5 yorum:

archisugar dedi ki...

umarim en kisa zamanda kendi eczanene kavusursun. :-) Sevmedigin bir isi yapmak korkunc birsey. Kolayliklar dilerim.

cakiltasi dedi ki...

hahaha,
alemsin çınarcım yaa. sen dellenme gene de istifa filan etme. doğru zamanda zaten eczaneni açacağına eminim.

briç işine gelince süper yapmışsınız. ben de bi ara heveslenmiştim sonra kalktım istanbul'a taşındım kaldı öyle:)
şimdi aycan'nın deyimiyle dümbelek kursumla idare ediyorum.

yaa şu blog güncelleme işine gelince. ben de sevmediğin bloglardan oldum. insan ya da sanırım ben, mutlu olunca daha az yazıyorum.

öpüyorum seni kocaman

cinar dedi ki...

@ Teşekkür ederim Esra, umarım her şey yoluna girer bir gün..

@Çakılım sen mutlu ol yeter be, yazmasan da olur :) Dümbelek kursu da iyimiş hehe :)

Öykücü dedi ki...

Herşeyin hayırlısı.Eczane açman bana korkunç geliyor ama belki de sen çok mutlu olursun.Ama bunu yapacaksan sinirle değil düşünüp karara vererek yapmanı isterim.

Başhekiminin ve diğerininin yüzüne ben de bir şeyler fırlatmak istiyorum.Ama vazo gibi daha sert şeyler:))

Briç spor tabi.Ay çok sevindim.Sen öğren bana da öğretirsin:))Yuppi.

Teşekkür ederim:))Blogunu hergün bir kaç kez açıp bakıyorum.Bir şeyler yazdığında da çok mutlu oluyorum.Lütfen uğraş ve daha sık yaz.

Öptüm..

cinar dedi ki...

Öykücüm tabi ki haklısın, benimkisi lafta zaten. Sınırları zorluyorum şu sıralar. Ama hakikaten tak ettiğinde başımı alır giderim arkama da bakmam diye düşünüyorum. Bir anlık da olmaz bu, 1 senedir neler çekiyorum biliyorsun işte.. :(
Briçi öğrenebilirsem öğretirim tabi de çok umutlu değilim ben be :)=