
oyun : ve perde açılır, ilk sahne görünür... (Dil-u Beste sahnesi)

oyun : ve ben sahneye çıkarım : Beyin Cerrahı, aynı sahne
Sonunda tiyatro oyunumuzu sahneleyebildik. O kadar uzun zamandır çalışıyoruz ve o kadar fena durumdaydık ki son ana kadar bir arıza çıkmasını bekledim aslında. Ama sonuç çok şaşırtıcıydı. Her şeyden önce biz çok eğlendik :) Hani sahnenin tozunu yutunca artık başka bir şey düşünemezsin gibi şeyler söylerler ya, biz doyamadık, perde açılmadan önce heyecandan arka kapılara kaçmaya çalışan bizler, oyun bittikten sonra biz bu oyunu bir kez daha, hatta bir kez daha oynamalıyız şekline büründük :) Hatta şu anda bunun yollarını arıyoruz.

provalar : aynı sahne yine ben :)
Oyun esnasında da oyun sonrasında da çok alkış aldık, herkes çok güldü, çok eğlendi. Aynı bizim gibi, onlar da bizim performansımızın beklediklerinin üzerinde olduğunu söylediler. Bu iyi bir şey mi tartışılır tabi :)

Oyun : Çeşitlemeler sahnesi, sarışın hemşire iğneyi yanlışlıklar doktora yaparken

Provalar : Dayak sahnesi
Ama sonuç olarak il sağlık müdürlüğünden haber geldi. İl merkezine gidip bir kez de orada oynamamızı rica ediyorlarmış. Sonracıma Kızılay yararına da oynama ihtimalimiz varmış. Bu da bizim açımızdan epey sevindirici oldu.

Oyun bitiminde tüm oyuncular sahnedeyken
Tiyatroda rol almak, bütün o heyecanı yaşamak da acaip keyifli bir şeymiş. Son zamanlarda çok sıkılmıştım, bitsin artık diye düşünmeye başlamıştım ama bitince de hakikaten yeniden başlasın diye düşünmeye başladım. Evet, öncesi baya eziyetli. Ezberlemeki rol arkadaşlarının ezberlemesi için beklemek, provalar falan derken bayık zamanlar da geçirdik. Ama sonuç gerçekten de güzel oldu ya :)
Yurtdışı seyahatimiz ise gerçekleşmek üzere :) Evet evet, yanlış okumadınız. Bütün endişelerimize rağmen vizeli pasaportlarımız şu anda kargoda, hatta kargo elemanları hastanemiz merdivenlerinde bile olabilirler şu dakikada :) Bu da çok ayrı bir keyif tabi ki. Başta epey gözümüzü korkuttular. Gitmek planımız her zaman vardı aslında. Ne de olsa o uzun yolun sonunda kardeşimiz gibi olan Melih vardı. Ama zaman belli olmayınca öncesinde de bir hazırlık yapmamıştık. Gitmeye aniden karar verince de bazı şeyler için geç kaldık gibi düşündürttüler. Siz siz olun korkmayın :) Başvurumuzu 4 martta yapabildik biz. Zira evraklarımız hazır olsa da randevusuz almadıkları, randevuyu da 10-15 gün sonrasına verdikleri için geciktik. Ama yine de 4 mart akşamı telefondan arayarak işlemimizin tamam olduğunu, ama kargo gittiği için postalamayı ancak ertesi gün yapabileceklerini söylediler. Hemen aynı gün halloldu yani, inanılır gibi değil :))) Dün de postaladılar doğal olarak bugün de elimize ulaşacak işte!
Nereye mi gidiyoruz? Efenim ta Avustralya’ya uçacağız 14 Martta. Yaklaşık 19 saat uçacağız. Biraz göz korkutucu bir rakam bu 19. Ama havayolları sağolsun bir sürü şey düşünmüş bu uzun yolculuk için. Filmler, müzikler, oyunlar. E biz yanımıza birkaç kitap da aldık mı heralde çok sıkıntı çekmeyiz değil mi?
İşte gördüğünüz gibi yolculuk heyecanına şimdiden kapılmış durumdayım. Dünyanın neredeyse diğer ucuna gidip kanguruları, koalaları, şu meşhur Opera Binasını görme şansım, okyanusta yüzme ihtimalim var! :)
Hamiş : Dinlemeniz için Careless Whisper'ı seçtim bu sefer. Oyunumuzun son perdesinde hademe bu şarkıda süpürgeyi alıp dans ediyordu :)





