Yuppiiiiii :) Avatar'a başladık sonunda. Hatta ilk sezonu bitirdik bile. Çok çok güzel gerçekten de. Çok eğlenceli.
Aslında cnbc-e'de de yayınlanıyor şu an, hatta yakaladıkça seyrediyordum ben de. O yüzden çoğu bölümden haberdardım ama kareler bölük pörçüktü biraz. Baştan sona seyredemediğim için...
"Air, water, earth, fire, long ago..." (Hava, su, toprak, ateş, uzun zaman önce...) diye söze başlar anlatıcımız. Uzun zaman önce dünya 4 topluluktan oluşuyordu. Her bir topluluğun kendi güçleri vardı. Hava bükmek, su bükmek, ateş bükmek ya da toprak bükmek.
Ama bir gün savaş çıktı, Ateş topluluğu düzeni bozdu ve diğer toplulukları savaşmaya zorladı. Ortalığı yakıp kavurdu. Bu arada hep Avatar beklendi. Avatar, her elementin hakimi, her bükmede usta olan tek insan. Ama Avatar gelmedi.

Aradan 100 yıl geçtikten sonra su kabilesinden Katara ve onun erkek kardeşi Sukko, suda gezinti yaparken içinde insan olan bir buz kütlesi buldular. İçerideki Aang'di, namıdiğer Avatar ve onun yardımcı hayvanı (ne diyordu bilemedim şimdi) Appa. Avatar tekrar dünyaya gelmişti.
Katara ve Sukko, Aang'in Avatar olduğunu öğrenince çok sevindiler. Ama Avatar sadece su bükmeyi biliyordu. Henüz 12 yaşındaydı ve diğer elementlerde ustalaşamamıştı. Şimdi kendine her kabileden bir usta bularak eğitim alması gerekiyordu. Ancak dünya savaş halindeydi ve Ateş kabilesi neredeyse diğer tüm kabileleri yok etmişti. Katara ve Sukko'nun dahil olduğu Güney Su Kabilesi'nde sadece kadınlar ve çocuklar kalmıştı. Erkeklerin hepsi savaşa gitmişlerdi. Katara Kuzey Su Kabilesi'ne gidip Avatar'a su bükme ustası bulabileceklerini söyleyince Aang, Katara ve Sukko birlikte Appa'nın sırtına atlayıp yola çıktılar.
İşte seyrettiğimiz ilk sezon boyunca başları sürekli belaya girdi. Üstelik Ateş kabilesi Avatar'ın geri geldiği haberini alınca, savaşa son verebilecek tek insan Avatar olduğundan, onu yakalamak için girişimde bulundular.
Daha önce sarayından kovulup sürgün edilen ateş bükücü Prens Zuko ve ona yoldaşlık etmek üzerine yanında gönderilen amcası, yine ateş kabilesinden amiral Zhao ve adamları Avatar ve arkadaşlarının peşini bırakmadılar. Olsun ama, biz de maceraya doyamadık :)
Karakterleri tanıtayım hemen :

Aang (Avatar) : Keşişler aslında 16 yaşından önce bir çocuğa Avatar olduğunu söylemezlermiş. Ama o dönemler, ileriki tarihlerde kötü şeyler olacağı anlaşıldığından bütün elementlerde bir an önce ustalaşması için Ang'a Avatar olduğu söylenmiş. Dünyayı kurtarmak görevi omuzlarına yüklenmiş. Ama Aang daha 12 yaşında olduğu için çocuk ruhlu ve ağır sorumlulukların altına girmesi biraz zor. Sevdiği ustasından da ayrılacağını öğrenince dayanamayıp kaçıyor ve Appa'yla kendisini buzun içine saklayarak Katara ve Sukko onları bulana dek 100 sene orada kalıyor.

Katara : Güney Su Kabilesi'nin su bükmeyi henüz tam öğrenemeyen akıllı ve güzel kızı. Avatar'a her şeyden çok inanıyor ve sonuna kadar onun yanında yer almak istiyor.

Sukko : Katara'nın erkek kardeşi. Onun su bükme gücü yok. Başlarda Avatar'a inanmıyor ama yaşadıkları olaylar sonucunda o da Avatar'ı kendi ailesinden biriymiş gibi görmeye başlıyor.

Prens Zuko : Ateş Kabilesi'nde savaş hakkında toplantı yapıldığı sırada amcasının yardımıyla o da toplantıya katılıyor ve konuşmaması gereken bir yerde babasına karşı geliyor. Bu yüzden babasıyla duello yapmak zorunda kalıp sonunda sürgün ediliyor. Baştan sona Avatar'ı yakalamaya çalışırken görüyoruz onu. O yüzden biraz da sinir oluyoruz yaralı yüz Zuko'ya. Ama aslında o da iyi bir insan. Avatar'ı, kabilesine şerefiyle geri dönebilmek için arıyor.

General Iroh (Prens Zuko'nun amcası) : Amca acaip tatlı bir karakter. Zevkine çok düşkün. Savaş esnasında bile oynadığı oyundan bahsedip yemek yiyebiliyor. Çalsın oynayalım modunda şeker bir amca :)

Amiral Zhao : Prens Zuko'nun Avatar'ı aradığını öğrenince o da yükselmek için Avatar'ın peşine düşüyor. Gıcık insan :)