Öncelikle tiyatrodan bahsedeyim biraz. İsmi Semaver Kumpanyası idi. Saat 20:00 da başlaması gerekirken 20:30'a doğru başlayarak benden eksi notla sahneye çıktı. Aralarda güzel şeyler olsa da bir ara saate bakıp da 21:50 yi görünce ara olmayacak heralde diye düşündüm. 22:00 da ara oldu!! Oyun çok da insanı içine çeken cinsten olmadığı için aralarda uyuklamış bile olabilirim! Bir ara kafamın yana düştüğünü çok net hatırlıyorum. 23:00 e doğru oyun bitti ve evlerimize döndük.
Çok ahım şahım bir oyun olmasa da gittiğime pişman değilim, yanlış anlaşılmasın. Buraya çok sık tiyatro gelmez, çok sık konser olmaz. O yüzden bulduğumuz her fırsatı değerlendirmeye çalışırız eşimle birlikte. Çok sık gelmez dedim ama ondan 1 ay önce falan da Zuhal Olcay'ın Nathalie'si gelmişti, onu seyretmiştik. Aslında iki kişilikti oyun. Zuhal Olcay'ın diyerekdiğer kadının hakkını yemeyeyim. Zaten Zuhal Olcay'dan ziyade diğer oyuncu, Tilbe Saran çok iyi bir iş çıkardı bence. Tabi ben Zuhal Olcay'ı bildiğim, sevdiğim ve ondan çok şeyler beklediğim için de bana öyle gelmiş olabilir. Ne bileyim böyle sahneye çıksın ve bana en güzel tiyatro anımı yaşatsın istedim belki de. O duyguyu yaşamasam da oyun bittikten sonra güzeldi diye düşündüm. Konudan bahsetmek gerekirse kısaca eşinden boşanan bir opera sanatçısı (Tilbe
Saran) bir kadın kiralayarak (Zuhal Olcay) eski kocasını baştan çıkarmasını istiyor. İntikam peşinde gibi oldu :) Fahişe kadına önce bir isim ve yeni kıyafetler veriliyor. Sonra adamla tanışmak üzere adamın sürekli gittiği yerlere gönderilerek yaşananlar bir bir anlattırılıp dinleniyor. Yorumlarda çokça geçtiği kadar küfürlü bir oyun değildi bence. Tabi fahişe ve adamın sevişme sözcüklerini saymazsak :) Biz fahişenin yalancısıyız bu durumda. Çünkü sadece onun anlattıklarını biliyoruz :)
Oyunu Işıl Kasapoğlu yönetiyormuş. Kendisinin tiyatronun dahi çocuğu lakabı var. Yani fırsatınız olunca görebilirsiniz.

Fırsat bulmuşken dün seyrettiğimiz filmden de bahsetmek istiyorum "Persepolis". Günümüz Türkiye'si için ders olabilecek nitelikte bir filmdi. İran'ın bundan seneler önceki hali ve sonradan dönüştüğü hali ile ilgili bir çizgi filmdi aslında. Yok canım bize bir şey olmaz diyenler seyretmeli.