ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ceza etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Dönüş yolu

Ben döndüm! Ama ne dönüş :)

Eskişehir turumuz çok güzel geçti. Ama şu an resimler yanımda olmadığı için o yazıyı daha sonra yazacağım.

Üstünden şöyle bir geçeyim yine de. Cumartesi sabah 5 te yola çıktık otobüsle. İstanbul'dan da trene binerek gittik Eskişehir'e. Tren yolculuğu çok güzeldi.

Öğlen 2,5-3 gibi ulaştığımızda hava çok güzeldi. Önce misafirhaneye yerleştik sonra şöyle bir turladık Eskişehir'i. Akşam fasıla gittik bir güzel eğlendik.

Ertesi gün sabah kahvaltısında talihsiz serüvenler dizisini aratmayacak maceralarımız başladı. O gün ve akşam konusunda anlatacağım, önereceğim, şiddetle kaçmanızı tavsiye edeceğim yerler var. Bir dahaki yazımda..

Ertesi gün, yani Pazartesi günü dönüş için yola çıktık. Daha kısa zamanda evimizde olabilmek için Eskişehir'den direkt buraya gelen otobüse bindik. 45 kişilik otobüste 60 kişi falan geldik. 60 abartı değil. Daha fazlası da vardı aslında ama biri inip biri bindikçe zaman zaman azaldı sayı. Ama bir ara saydım ve de fotoğrafını çektim, ayakta tam 15 kişi vardı. Evet şehirlerarası bir otobüs ve evet ayakta yolcularla geldik. Koridor zaten dar, muavin bile içecek yiyecek ikram ederken yolculara çarpa çarpa geçer normalde. İşte bu 15 kişiyle üstüste geldik resmen.

Otobüse ilk bindiğimizde de vardı ayakta yolcular. 10-15 dakika sonra yoldan birini aldık. Numaralı bileti olan bu sonradan binen olduğu için haklı olarak yerinde oturanı kaldırdı ve kendi oturdu koltuğa. İki muavin tam önümüzde başladılar konuşmaya. Ailesi de bunu okuyor biliyor ya işte, yaptığına bak falan filan. Ben dayanamadım tabi ki. Okumasıyla ne alakası olduğunu sordum. Koridora yolcu almanın normal olup olmadığını sordum. Tabi ki normal değildi ve verecek cevapları yoktu buna. Yaşanan durumun kızın saygısızlığından değil kendilerinin yanlış davranışından kaynaklandığını söyledim. Tabi savunmaya çalıştılar kendilerini. Kadın çok yalvarmış da hastaymış ta. Sanırsınız ki olay bu şekilde tamamlanacak. Nerde?

Ayaktaki gencin ve tabure verilip koridora oturtulan kadının üstüne bir sonraki duraktan (sanki şehiriçi otobüsle yolculuk ediyoruz) 5 kişi daha bindi. Onlar inmeden bir 5 kişi daha bindi, bu arada yolculuk boyunca görmediğim, ama aralarda karşılaştığım yolcular oldu. Onlar da alt kattaki yedek şoför yatağında gelmişler!

Benim tepem attı sonunda. Muavinle tartışmaya başladım. Eşim bir yandan bana sakin ol diyor, bir yandan kendi sinirine hakim olmaya çalışıyor, bu arada bize destek olan bir Osi-Dakyüz çifti bir de ön tarafta bir genç var. 60 kişiden sadece 5'imiz durumdan rahatsızız! Olacak şey değil yani.

Bütün bunlar yaşanırken kadının biri yolcu indirmek için durduğumuz bir yerde fırlayıp çöpünü dışarı atınca bu sefer eşim de dayanamadı ve kadına kızdı. Kadın arka tarafta ayakta dikildiği yere geçince bizim arkamızdan söylenmiş. Biz duyamadığımız için cevabını veremedik ama kadın Osilere yakın olduğundan onlar duyup bizi savunmaya başladılar. Neyse uzatmayalım dedik.

Sonra inmek isteyenleri inecekleri yerde indiremediler. Çünkü muavin tuttuğu listeye bir kere bile bakmadı. Şoföre de haber vermedi. Zaten şoför kendi halinde takılan uçuk biriydi. Heralde söyleseydi de dinlemezdi. Yolcular tek tek burda ineceğim diye bağırmaya başladığında bizim parlak muavin orta kapıdaki cama vurdu. İletişim süperdi yani. Ama sesini duyuramayınca o şoföre bağırmaya başladı. Şoför nihayet duyunca ani frenlerle durdu. İçimiz dışımıza çıktı. Bu arada çocuklar istifra etmeye başladılar...

Sonuç itibariyle Düzce Güven'i yolculuklarınızda tercih etmenizi kesinlikle tavsiye etmem. Eskişehir'den maalesef günde tek sefer var, o da bu acentayla olduğu için mecburen onunla geldik ama bindiğimize de bin pişman olduk. Yolu uzatmayı ve eve daha geç ama sağlam şekilde gelmeyi tercih ederdik.

Dün o kadar yorgunluğun ve sinirin üstüne, ve de resmi tatil olduğu için şikayetlerimizi ilgili yerlere yapamadık. Bugün iş çıkışı ne gerekiyorsa yapacağız artık. Ceza kesildiğini görmeden içim rahat etmeyecek zaten...